| Ana Sayfa | Misafirler | Müzik | Fotograf Galerisi | Terminler   




Ana Sayfa
Misafirler
Fotgraf Galerisi
Terminler
Müzik
Basindan
Künye
Medya


Ali Baran'la röportaj Ali Usta

Dersim'de bir Derviş
Şivan'ın adı, Ali Baran'ın tadı var
 Ozanlar diyarı Dersim'in pirler ocağından gelen Ali Baran'ı dinleyenlerin, başlığa hak vereceklerinden eminim. Nuri Dersimi'nin deyimiyle; hiç bir zaman düşman ayağının değmediği Dersim'in Pertek ilçesinde bulunan Karabakır (Bargini) Köyü'nde yaşayan AĞU İÇEN OCAĞI (KARA DONLU CAN BABA) Pirleri sadece o bölgede değil Malatya (İzzettin Doğan), Adıyman, Sivas hatta Isparta taraflarına yayılmışlardır. Secerelerinde İmam Zeynel Abidin'in soyundan geldikleri yazılıdır. Ali Baran'ın elinde bulunan secerede 'Em pire Kurmancanın' (Biz Kürtlerin Pirleriyiz) yazılı olması, herhalde İzzettin Doğan gibilerinin gözünden kaçmış olmalı! Ali Baran Kürt dili ve sanatı üzerindeki yasak ve baskılardan en büyük payı alanlardan biridir. Bu nedenledir ki, Kürt müziğine bu kadar emek vermiş olmasına rağmen, özellikle yeni nesil Kürtler O'nu pek tanımaz. Dersim'in ünlü ozanlarından Mahmut Baran'ın oğlu olması ona bu otantizmi ve tını kazandırmasında en büyük etken olmuş.

Haberin Devamı

Dersim'de bir Derviş
Sorular: Necla Morsünbül
Sayın Ali Baran, okuyucularımıza son yapıtığınız çalışmalar hakkında kısa bir bilgi verebilir misiniz? - Bana sadece BARAN da diyebilirsiniz. Çünkü benim 8 albümüm Baran ismiyle piyasaya çıktı. Son yaptığım Albüm “Teberik” 2005 yılında çıkmıştı. Şimdi yeni bir albüm yaptım. 2009 “Newroz”unda çıkarmayı düşünüyorum. Bu albümde özellikle ağırlıklı olarak slow parçalara yer verdik. Kılamlarımı, stranlarımı, meqam, lorik ve lawikları modern bir tarzda, sade birkaç enstrüman kullanarak söyledim. Bazı parçaları Batı enstrümanları da kullanarak ve Batı alt yapıları oluşturarak, üstüne otantik okuma şeklimi bozmadan okudum. 30 yıldır Avrupa’da yaşıyorum. Elbette ki buradaki kültürün de etkisiyle Batı enstrümanlarını, akustik gitar, bas gitar, violin gibi enstrümanları kulandık. Yani modern çağa az da olsa entegre olmaya ve o sentezi yakalamaya çalıştık. Bence en iyi albümüm olacak. Çünkü en duygulu ve sade okuduğum albüm, bu çalışmam oldu. 3 parça Zazaca, 2 parça Türkçe, 7 parça anadilimde Kurmanci okudum. Bizim evde hep üç dilden beyit, kılam ve lawik söylenirdi. Yani babam Mahmut Baran’dan öyle öğrendim ve ben o geleneği hala da yaşatmaya çalışıyorum.

Haberin Devamı

'Dersim'de bir Derviş'

Dersim'de bir DervişDERSİM’DE BİR DERVİŞ:
SEYİD OZAN MAHMUT BARAN
Dersim müziği denilince akla gelen ilk isimlerden biri olan Mahmut Baran’ı 53 yaşında kaybettik. Ali BARAN Kısa süren yaşamına birçok beste, kılam ve ağıt sığdıran Baran, kılamlarıyla, şarkılarıyla bu topraklardaki varlığını ve etkisini devam ettiriyor. Mahmut Baran’ın yaşamı birçok Dersimlide olduğu gibi acılar, sürgünler, gurbetler ve özlemlerle geçmiştir. Verdiği eserler irdelendiğinde yaşadığı bu duyguları bulmak mümkündür. Bir dönemin canlı tanığı olarak yaşadıklarını kılamlarıyla günümüze taşıyan Mahmut Baran, anlaşılması ve unutulmaması gereken önemli değerlerimizdendir.

Ali Baran’dan ‘Çel Awaz’

Yeni_Özgür_PolitikaAli Baran: Çel Awaz albümüyle tarihimizde kaybolmaya yüz tutmuş terimleri korumaya, yaşatmaya, halkımın dilinde canlı tutmaya çalışıyorum...

Sevgi, aşk, tutku, ülke bağlılığı, kardeş acısı, ölüm, aile meclisi kararı ile ölüme mahkum edilen kızın babasına olan feryadını eserlerinde işleyen sanatçı Baran’ın ‘Çel Awaz’ adlı yeni albümü kısa bir süre önce müzik severleriyle buluştu. Ali Baran, MİR Multimedia’dan çıkan yeni albümü ‘Çel Awaz’ ilişkin sorularımızı yanıtladı.

Yeni albümünüz ‘Çel Awaz’ terim anlamı nedir ve niçin bu isime karar verdiniz?
‘Çel Awaz’ albümünde Kurmancî, Zazakî ve Türkçe dillerinde eserler bulunmaktadır. Her üç dilin bu albümde yer almalarına önem ve değer verdim. Her dilin kendisine göre bir güzelliği vardır. Ben bunu yaşatmaya, yansıtmaya çalıştım. Albümün ismi de ‘Çel Awaz’ olarak sonuçlandı. ‘Çel’ Kurmancîde ‘kırk” demektir. ‘Awaz’ ise hem melodi hem de ses anlamına gelir. Bölgemizin kullandığı bu üç dil vardır. Ben bu zenginliği albümüme katmaya çalıştım.

Eserlerde bir uyum göze çarpıyor. Eserlerin içeriğini, verdikleri mesajları biraz anlatabilir misiniz?
Eserleri bilinçli ve yakışır bir şekilde seçtik. Bir halının renk uyumu gibi, içindeki renkler birbirlerine uyması gerekir. Aradan bir renk sırıtır ise o halının güzelliğini bozar. Eserler de hayatımıza ve sanatsal ruhumuza dokunan birer renklerdir. Eserleri seçerken o bütünlüğü bozmamaya çalıştık. Eserlerin bir kısmı bana aittir. Bir kısmı değerlemedir, üç eserde rahmetli Mahmut Baran’a aittir. Eserlerimde birçok konu işleniyor; sevgi, aşk, tutku, ülke bağlılığı, acı, ölüm, bir kardeşin kardeş ölümüne nasıl yandığını, bir babanın bir erkeği sevdiği için kızına ölüm emri vererek abisinin eline nasıl silahı verdiğini, o aile meclisi kararı ile ölüme mahkum edilen kızın feryadı, gencecik kızların yaşlı insanlara verilmesi ve kızlarımızın isyanları. Ülke sevdası uğruna ardından dağlara çıkan gençleri ve benzeri, temelinde halk gerçekliklerimiz olan konuları işliyorum.

Dersimdeki Azinliklar

Dersimli olanlar özellikle de yaslilar  bilirler ki bizde bir kac Türk köyleri vardir ki yeni isimlerini bilmem ama eski isimleriyle Hozat ve Pertek te ve o bölgede ,Sagman, inciga, asagida Cemisgezeke dogru ise Celedor ,Sinsor ..v.s   yillardir bu köyler bu bölgeye yerlestirilmis bu azinliklarimiza hic bir zamanda dersimliler saldirmamis malina mülküne bir zaval gelmemis hem baski ve cebir de yok, olsaydi bir kayda gecerdi bir Maras, bir Sivas katliami gibi tarihe gecerdi ve bizimde yüzümüz kizarirdi iyiki olmamis iste Alevi - KirmancToplumunun Asalati burda kendini gösteriyor ve bu komsular iki- üc Asirdir bir cümle Kirmancki veya Kurmanci konusamazlar ve cevap veremezler, bize hep Kivra.... diye hitap ederlerdi Sagmanlar köylerimize Tut , Bekmez, Üzüm, v.s getirip satarlardi bizlerde elimiz avucumuzdakini bunlara verip alirdik, Bir Halka – bir Topluma ayit bir insan, diger bir Halkin dilini ya Ticaret alis verisi oludugu yerde ister istemez,( ticaret dili oldugu icin) mecburen ögrenir  yada zorlanirsa baski ve cerble ögrenir, aynen bizdeki gibi.

Ali Baran ile Söyleşi "Celal Atmaca"

KEKE Baran sizi cogumuz taniyoruz tanimayanlarimizda vardir muhakak site ziyaretcilerimize kendinizi tanitirmisiniz?

Kisaca anlatirsam Dersimliyim,1956 da dogdum 1978 de Ülkeyi terketmek zorunda kaldim almanyaya geldim, Karlsruhe de ki Universite de Kimya bölümünün daha basinda iken 1982 de ki Askerlerin Perlamentoyu fes etmesi ve o karanlik dönemin baslamasiyla bizim ögrencilik döneminde ki Diyarbakirda verdigim konserde Kürtce türkü söylememi Mahkemelerimin tekrar ele almasiyla v.s..v.s bahnelerle Söyledigim Kürtce kilamlarim (sarkilarin) irkcilik denildi ,türkiyeyi bölmek denildi ve T.C vatandasligindan M.Demirag, Sanar yurdatapan gibi ilk cikarilan 13 kisiden biride benim,

Keke Baran sanat yasaminizda simdiye kadar kac albüm yaptiniz ve bu albümleriniz hakkinda bizleri bilgilendirirmisiniz ?

Halktan alinan halka verilmeli

CEMAL TURAN Özgür Politika

Aileden gelen geleneksel degerleri yeni nesillere aktarmanin görev oldugunu belirten sanatçi, "önemli olan halktan alinanin yeniden temiz bir biçimde halka verilmesidir"diyor.

Evet, bazen düşündükçe kafamı duvara vurmak istiyorum. Be kardeşim diyorum kendime, neden biz hudutlarımızın ötesinde hatta kıtalar ötesi yazarları, önderleri, teorilerini ezberledik iyi hoş ama neden yanı başımızda ki, bir Dersimli Dr.Nuri’yi, Seyid Rıza’yı ya da Teyip Ali’yi göremedik, tanımadık ve anlıyamadık? ya da şöyle diyeyim: Çin Seddini, Moskova’nın Kızıl Meydanı’’nı, Berlini, Parisi... merak edip durduk da, yanı başımızdaki bir Harputu, Pertek’i, Kamag’ı ya da Diyarbekiri, Urfayı, Mardin’i tanımayı oradaki ev yapma tekniğine inceleyipte öğrenmeye çalışmadık?

Dersim’in kutsallığından günümüze ‘Teberik’
                          
FERİD DEMİREL
  İSTANBUL (DİHA)

Dersim’in kültürel dokusunu müziğine yansıtarak Kürt müziğine özgün bir renk katan sanatçı Ali Baran 9. albümü ‘Teberik’i Baran Production olarak,Aydın Müzik etiketiyle yayınladı.

Haberin Devamı

Kültür Hazineleri nasıl göç edip gidiyor !
                          

  Sanatçı- Ali Baran

Evet, bazen düşündükçe kafamı duvara vurmak istiyorum. Be kardeşim diyorum kendime, neden biz hudutlarımızın ötesinde hatta kıtalar ötesi yazarları, önderleri, teorilerini ezberledik iyi hoş ama neden yanı başımızda ki, bir Dersimli Dr.Nuri’yi, Seyid Rıza’yı ya da Teyip Ali’yi göremedik, tanımadık ve anlıyamadık? ya da şöyle diyeyim: Çin Seddini, Moskova’nın Kızıl Meydanı’’nı, Berlini, Parisi... merak edip durduk da, yanı başımızdaki bir Harputu, Pertek’i, Kamag’ı ya da Diyarbekiri, Urfayı, Mardin’i tanımayı oradaki ev yapma tekniğine inceleyipte öğrenmeye çalışmadık?

Haberin Devamı

Ali Baran'dan 'Evîna me'

AHMET NAZLIKUL

Kurt sanatci Ali Baran'in yeni kaseti ve CD'si 'Evîna Me' adiyla cikti. 'Evîna Me',

Kurmanci ve Dimilkî (Zazakî) lehcelerinde seslendirdigi 11 parcadan oluºuyor.

Kürt Müzisyenlerin Talepleri !
                          

Türkiye'de devletin Kürt kimliğine ilişkin her şeye bir asayiş sorunu olarak yaklaşan tutumu maalesef giderek toplumsal bir yaygınlık kazanmakta, bu tutumun olumsuz sonuçlarına Kürt Müziği ve müzisyenleri de maruz kalmaktadır.Devletin uygulamalarıyla sınırlı kalmayan ve bizce asıl teklikeyi barındıran bu toplumsal yaygınlık; basının, medyanın, sivil toplumun konuya yaklaşımında ve günlük hayatta her geçen gün sayıları artan saldırganca girişimlerde somutluk kazanıyor. Örneğin, geçtiğimiz günlerde Kürtçe kursların çeşitli nedenlerle kapanmak zorunda kalışı ile ilgili olarak Türk medyasında yapılan değerlendirmelerde, Kürt müziğinin durumu oldukça manipülatif bir bakış açısıyla ele alındı ve kimi köşe yazarları kursların kapanması ile Kürt müziğinin durumu arasında paralellik kurdular. Bu yazarlara göre, kurslardan korkulacak bir şey yoktu. Nasıl ki önceki yıllarda Kürt Müziğine duyulan yoğun ilgi Kürtçenin serbest bırakılışının ardından yerini bir ilgisizliğe bırakmıştı ve buna kanıt olarak albüm satışları gösterilebilirdi aynı şekilde bu kursların da ilgisizlik nedeniyle kapanması normaldi. Hem kurslar hem de Kürt müziği ile ilgili alaycı tavrını gizlemeyen bu bakışın çarpıttığı gerçek şudur: Türkiye'de Kürtçe müzik yapanlar diğer dillerde müzik yapanlarla bugün de dün olduğu gibi eşit koşullarda mesleklerini icra edememektedirler.

Haberin Devamı


Copyright 2005 © 2005 WWW.Alibaran.Com